logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-21-2013
Saat: 16:53

yaziliproje.com Döküman-Bilgi Bankanız

Bilgi paylaştıkça çoğalır…
Site Map Contacts anasayfa

Çeviri

Çeviri

Üye Panelİ

SON YORUMLAR

  • tamer: bomba ama indirirlmiyo
  • m.can: çok güzel
  • s.a: Jonathan Trotz veya Johnny: Uçan Sınıf oyununun yazarıdır. Babası tarafından küçük yaşta terk etmiş, öldüklerini...
  • sudeniz: ÇOK SEVDİM BEN BU HİKAYEYÜ. OKUDUNUZ MU BU HİKAYEİY ARKADAŞLAR?
  • ömer: iyi
Neredeyim: Anasayfa » Konular » Değerler Eğitimi » Değerler Eğitimi Vefa ve Tarih Bilinci ile ilgili özlü sözler,şiirler

Değerler Eğitimi Vefa ve Tarih Bilinci ile ilgili özlü sözler,şiirlere ulaşmak için başlığa tıklayınız

—-VEFA ..Dedik ya…
Her yürekte bulunmaz ya…Kiminin gönlünden taşar..
Ba’zıları Vefa bilmez,Vefasızlığıyla yaşar…
Kimileri ömür boyu Vefa duygusuyla pişer!..
Kimisinde bir sel olup,başka yüreklere koşar…
–Vazgeçilemez duygudur…Seven gönülleri okşar,
–Gerçek Dost’un gözlerinden damlalar halinde düşer…
–Vefasızların yüreği haset duygusuyla şişer!..
–Dost gönülde filizlenip,şahane çiçekler açar..
Vefakâr DOST’lar bulurlar,uzakta olsa Dost’unu..
Can Dost dediğin de zaten unutmaz ki Can Dost’unu…
Vefa’yı sordun ya Can Dost,birazcık anlattım sana;
Fazlası pek müşkil olur,Vefa’dan anlamayana..
—Mehmet Cemalettin Bayhan-ERDEK-14.06.2007.

VEFA ÜZERİNE EN GÜZEL VE ANLAMLI ÖZLÜ SÖZLER

Vefa ve samimiyet ilk prensipleriniz olmalıdır. Konfüçyus

ahidlere vefa etmek akılla olur.

Cömertlik olmayınca malın, vefa olmayınca arkadaşın hayrı yoktur. Ahmet Bin Kays

Vefasızın meclisinde bade içilmez. ZİYA PAŞA

Tırnağın var ise başın kaşı Kimseden kimseye vefa yoğ imiş. KARACAOĞLAN

Vefasız denmek için sevilmiş olmak lazım. RACINE

Kadın ne kadar az hoşa giderse o kadar vefalı olur. TOLSTOY

Bülbülden vefa ummayın; çünkü her dem başka bir gül üzerinde öter. Sadi

Yalancı, dolancı adam, dinde vefakâr olmadığından her an yeminini bozar. Mevlana

Şeytan gibi hasetçi değilsen dâva kapısını bırak da vefa kapısına gel! Mevlana

Yaşam gülmeyi ,sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayi, dostluk sadik kalmayi bilenler içindir !!!! Mevlana

Solar bu güllerim geride tek dikenle anılırım…Sagopa KAJMER

Seni bana olan sevgine emanet ediyorum, Eğer sevgin büyükse yanlış yapmanı engeliyecektir.Ahmet Yaman

Dünyanın en mert erkekleri az söz verir, ancak verdiği sözü mutlaka yerine getirir.Jean Jacques Rousseau

Bülbülden vefa ummayın; çünkü her dem başka bir gül üzerinde öter.Şeyh Sadi Şirazi

Doğa, insanların verdiği sözlere önem vermez.Aldous Huxley

Bugünün sözünü tutuyorsan, yarın da tutacaksın demektir.Geoffrey Fenton

——————————————————————————————————————————————————————-

TARİH ÜZERİNE EN GÜZEL VE ANLAMLI ÖZLÜ SÖZLER

Tarih, başka başka insanlara ve zamanlara rastlayan vak’aların tekrarlamasından başka bir şey değildir.
Chateaubriand
Tarih; mâzîyi geleceğe taşır, olayları tekerrür zincirine bağlar, durur.

Tarih; cinâyetlerin ve felâketlerin bir tutanağıdır.
Voltaire

Tarih; imansızlık ve ahlâksızlık harabeleriyle doludur. A. Şeref Güzelyazıcı

Tarih; geçmişte yapılmış, şu anda elimizde olan ve fakat istikbâli gösteren bir dürbündür.

Geçmişin yıkıntıları, bugünün uyarılarıdır. George Bancroft

Tarih, muazzam bir erken uyarı sistemidir. Norman Coisins

Tarih, milletlerin tarlasıdır. Her toplum, geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte onu biçer. Voltaire

Büyük adamlar tarihi, tarih de büyük adamların yaptıklarını süslemiştir. La Bruyere
Tarih, geçmişi yargılamaktan başka bir şey değildir. Alain

Tarih; okuyana, kendi gözünün görme derecesine göre, yol gösteren bir kılavuzdur. J.J.Rousseau

Tarih, faydası herkesi kapsayan bir ilimdir. Yaşanılan çağın olaylarıyla, eski çağın olaylarını karşılaştırıp sonuca varmak gerekir. Nâimâ

Tarihin başlıca faydası; öncekilerin iyi ve kötü işlerini bize öğretmesidir. L. Chesterfield

Tarih ile efsânenin amacı birdir: Geçici insanda ebedî insanı anlatmak. V. Hugo

Dünyayı idâre edenler ölülerdir. Gustave Le Bonn

Ecdâdını unutanlar, kaynaksız ırmağa, köksüz ağaca benzerler. Çin Sözü

Bir çınar için toprak altındaki kökleri ne ise -ve bu kökler kurudukça çınar nasıl kurumaya başlarsa- bir millet için de tarih odur. Tarihini bilen millet, kökü sağlam çınar gibidir. Zamanla eski âdet ve anânesini, yaşayış tarzını unutan, tarihini bilmeyen, ecdâdının neler yapmış olduğundan haberi olmayan bir millet, kendini ayakta tutan köklerinden birkaçını kurutmuş demektir. Tarih okuyarak onu sulamak lâzımdır. Kâzım Paşa

Tarih okuyanın aklı çoğalır. İmam Şâfiî

Tarih bilmeyen diplomat, pusuladan anlamayan kaptana benzer; her ikisinin de karaya oturmak tehlikesi vardır. A. Cevdet Paşa
Dünü bilmeyen bugünü anlayamaz; bugünü anlamayan yarını göremez, yarını inşâ edemez; hattâ dünden gelen hamlelerin nedenlerini bile düşünemez. Abdülbâki Gölpınarlı

Batı ülkelerinde bir lise öğrencisi eski metinleri okur ve anlar. Siz bir harf devrimi yaptınız, eski metinler kütüphanelerde kaldı. Eski metinler, zamanında çok ağdalı idi. Binâenaleyh Türk tarihçisine çok önemli vazife düşmektedir. Tarih bir milletin hâfızasıdır; tarihini bilmeyen millet, hâfızasını kaybetmiş insana benzer. B. Lewis

Bir milletin kültürünü kontrol etmek, o milletin dilini kontrol etmekle; bir milleti imhâ ise nesilleri mâzisinden, tarihinden ve bilhassa millî ve mânevî değerlerinden koparmakla mümkündür. Bernard Lewis

Tarih şuuru, sâdece geçmişin geçmişliğini bilmek değil; onun hâlde de var olduğunu anlamak demektir. T. S. Eliot

Tarihinin sürekliliğini kaybeden bir millet, herşeyini kaybetmeye mahkûmdur. Hâfızası parça parça kopmuş bir akıl hastası gibi, geçmişiyle, hâtıralarıyla ve benliğini terkib eden bütün varlık unsurlarıyla ilgisi kesilmiştir. Yabancı tesir ve müdâhalelere, yabancı korumaya hazır ve muhtaç bir hâlde, önce bağımsızlığını sonra da bütün millî şahsiyetini ve varlığını kaybeder. Peyâmi Safâ

Tarihini ve düşmanını bilmeyen millet, kolayca düşer, yok olur. Çin Sözü

Tarih, ihtiyatsızlar için merhametsizdir. Dozy’nin İslâm Tarihi (Anıt. Küt. Atatürk bu sözün altını çizmiş.)

Geçmiş inkâr edilemez; geçmişine taş atanın, geleceğine gülle atarlar. Bahtiyar Vahabzâde

Geçmişini inkâr eden millet, babası bilinmeyen veya babasını inkâr eden çocuğa benzer; ya piçtir, yahut nankördür. Piç olmak kaderdir, nankörlük ise alçaklıktır. Kadircan Kaflı

Türk tarihini Cumhuriyet’le başlatmak isteyen sapıkları; mâzi, din, an’ane, ecdâd tanımayan bizim mâhut nihilistleri düşündükçe İgnatus Donnely (1831-1901) adlı bir Amerikan politikacının Demokrat partililer aleyhinde söylediği bir nutkunun şu cümlesi aklıma geliyor: “D. Partililer bir katıra benzerler; ne ecdâdlarıyla iftihar edebilirler, ne de adlarını devam ettirebilecek evlâtlarının ümitleriyle yaşarlar.” Nejat Muallimoğlu

Milletlere bir tarih kitabında anlatılan yalan, yanlış ve çarpıklığın tesirini, o milletin hâfızasından ancak üç nesil sonra silebilirsiniz. Büyük Tarihçi Michelet
Ölenleriyle henüz doğmamış olanları arasında bir köprü kuramayan milletlerin, yaşamaya hakları yoktur. N. Muallimoğlu

Gelenekçilik, yaşayanları ölü varsaymak değil; ölüleri yaşıyor varsaymaktır. G.K. Chesterton

Müstakbeli bul sen de koşanlarla bir ol da
Mâzîyi fakat yıkmaya kalkışma bu yolda
Ahlâfa döner korkarım eslâfa hücûmu
Mâzîsi yıkık milletin âtîsi olur mu? Mehmet Âkif Ersoy

(Devlet arşivini kilo ile Bulgarlara satan İttihad ve Terakkî’ye):
Bundan birkaç yüz sene evvel uyananlar,
Bugün hâlâ uyuyanları görsün.
Efsânesi kaybolsa kıyâmet koparanlar,
Tarihini okkayla satanları görsün!?. M. Cemal Kuntay

Tarihimi kefenlik bir bez gibi dürdüler..
Beni dirilmesi yok ölümle öldürdüler. Ozan (1967)

İnanmıyorum bana öğretilen tarihe! N. Fazıl Kısakürek (1947)

Ben de tarih okudum, âlemi elbet bilirim. Mehmet Âkif Ersoy

Altın bir devir idi; hatırla geçmiş günü
Baştan başa cihânı tutmuş ecdâdın ünü. Lâedrî

Donanma ordu yürürken muzafferen ileri
Üzengi öpmeye hasretti, garbın elçileri. M. Akif Ersoy

Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz;
Gelmişiz dünyaya” insanlık”nedir,öğretmişiz.
… Bir taraftan dinimiz, ahlâkımız, irfânımız;
Bir taraftan seyfe makrûn adlimiz, ihsanımız… Mehmet Âkif Ersoy

Gök kubbeyi delmiş, yedi iklimde minâre
Göstermiş asırlarca ölümsüz bir idâre. Yusuf Bakalım

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı Tekbîr
Bulur mu deli rüzgâr o sedâyı: “Allah Bir!” N. Fazıl Kısakürek

Kopmuşuz bizler o öz varlık olan manzaradan
Bahseder gerçi duyanlar o onulmaz yaradan.
Derler ki: İnsanda derin bir yaradır köksüzlük
Budur âlemde hudutsuz ve hazin öksüzlük. Y. Kemal Beyatlı

Yazıklar oldu bizim târihî şânımıza
“Kâfir ağlar, bizim ahvâl-i perîşânımıza!” (İkinci mısrâ Fuzûlî’nin)

Ben şehitler çocuğu.. bir hâl olmuşum
Ben bende değil.. ben, bana yâd olmuşum! Nihad Yazar

El-âlem çalışıyor, fethetmeye Merih’i;
Sen cebinde kaybettin, güneş dolu tarihi! Necip Fazıl (1972)

Selçukîyim, yirminci asırda doğsam da!
Osmanlıyım, cumhuriyet çocuğu olsam da! Fethullah Gülen

Dün ne olmuşsa, bugün de aynı şeyler oluyor; güneş altında yeni şeyler yok.

“Tarih”i “tekerrür” diye târif ediyorlar
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi? Mehmet Âkif Ersoy

Tarih değil, hatâlar tekerrür ediyor. Abdulhamid Han

* Bu bölümde yer alan sözler;
emekli eğitimci Mustafa TAŞÇI’nın “Nesillerden Nesillere Armağan Sözler Hazinesi” adlı eserinden kısmen alınmıştır

Vefakarlara…

—Vefa’nın vefalı eczacısı Ülkü Terzioğlu’na-
Allah’ım ne oldu bize,
Sözler vefasız vefasız…
Selamet ver gönlümüze,
Özler vefasız vefasız…

Vefa bir semt adı kalmış,
Yerini bencillik almış…
Menfaatten yana dalmış,
Gözler vefasız vefasız…

Dostluk ateşi mi sönmüş,
Nankörlük mü asıl yönmüş?
Hep dünyaya doğru dönmüş,
Yüzler vefasız vefasız…

Büyükler, küçüğü yutmuş,
Komşu komşuyu unutmuş!
Yalnızlığı makam tutmuş,
Sazlar vefasız vefasız…

Kardeşlik argı açıktı,
Seneler bendini yıktı,
Mevsimler hayırsız çıktı,
Yazlar vefasız vefasız…

Vefakâr geçse serinden,
Vefasız kalkmaz yerinden.
Hatıralar ta derinden,
Sızlar vefasız vefasız…

Celil söyle biz ne yaptık,
Bu taş kalbi nerden kaptık?
Bir bilinmez yola saptık,
İzler vefasız vefasız…

Halil Gökkaya

Vefasız Dünyanın Vefasız Sevgilisi

Vefa her kimseden kim istedim ondan cefa gördüm
Kimi kim bîvefa dünyada gördüm bîvefa gördüm
(Her kimden vefa istediysem ondan cefa gördüm;

kimi gördüysem vefasız dünyada, onun vefasızlığını da gördüm)

Kime kim derdimi izhar kıldım isteyip derman
Özümden bin beter derd ü belaya mübtela gördüm

(Kime derman için derdimi açtıysam, onu benden bin beter dertli gördüm.)

Mükedder hatırımdan kılmadı bir kimse gam def’in
Safadan dem uran hemdemleri ehl-i riya gördüm

(Kederli gönlümden kimse üzüntülerimi gidermedi.

Esenlikten dem vurarak beni teselli edecek dostlarımı iki yüzlü gördüm)

Ayak bastım reh-i ümmide, sergerdanlık el verdi
Emel serriştesin tuttum elimde ejderha gördüm

(Ne zaman umut yoluna ayak bastım, başım dönüp durdu.

Emel ipinin ucuna yapıştım elimde ejderha gördüm)

Fuzuli ayb kılma yüz çevirsem ehl-i âlemden
Neden kim her kime yüz tuttum andan yüz bela gördüm

(Ey Fuzuli, artık insanlardan yüz çevirirsem beni ayıplama.

Çünkü kime yaklaştıysam ondan belanın yüz türlüsünü gördüm)

Şair Fuzuli

VEFÂ’YA VEFÂ BORCUM 1

Murat ettin lütfettin, var olmamı istedin.
Nur’undan parça kattın. Ruhumda öz’e VEFÂ.
Siz kimsiniz? Ben kimim? Diyerek hitap ettin.
Âlemi ervah’taki, verdiğim söz’ VEFÂ.
M M M
Koymadın nefsimizin, elinde esir bizi.
Bin tane tarifçiyle, anlattın kendinizi.
Ölürümde unutmam. Sana verdiğim sözü.
Her masnunda turran. Gördüğüm göz’e VEFÂ.
M M M
İndirdin ve anlattın. Ayet ayet gösterdin.
Her Ayette bin sırrı. Anlayan zekâ verdin.
Kâinatta ne varsa, bunun içinde serdin.
Her nimetinde olan. Çok ya da az’a VEFÂ.
M M M
Ezberledim yâsini. Kur’an ı yın kalbini.
Her surede yaşadım. Hayatım olan Din’i.
Kur’an’ı bahşettiğin. sevgili efendimi(sav) .
Yaşayarak anlatmış. Bastığı iz’e VEFÂ.
M M M
Hürmetine kâinat. Yaratılan Efendim(sav) .
O bana öğreticim. Kur’an ve İman Din’im.
Kıblem Kâbe Beytullah, izine benim yönüm.
Sürünmemiz bize zevk, aldığım hız’a VEFÂ.
M M M
Her Hadis’in Sünnetin, benim kurtuluş ipim.
Hayatımı kuşatan, Resûlün altın küpüm.
Sünnetlerin yaşamam elde iyilik kapım.
Yollarında sürünen,elimle diz’e VEFÂ.
M M M

Ömer Çetinkaya

Vefaymış Semtin Adı

Çok şey anlatmak için
önce susmasını bileceksin…
hiç bir şey söylemeden,
rüyalar aleminden sessizce
gün ışığına süzülüp…
gideceksin…
İnanma.. ama dinle
renkli hikâyelere…
Çekip gitmek gelirse içinden
Git gidebildiğin en uzak yere,
Nasıl olsa yolun düşecek
Huzur-u mahşere…

İnanmış görün tüm söylenenlere,
bir şey söyleme…
İsterse kopsun sol yanın…
En fazla yüreğin
Ağladığın kadar ıslanır…

Geçerse içinden ufacık sitem,
Üzme kendini…boşver
Bir anda yakacaksan gemileri,
açık denizlere sür
hayallerini…
rahat olmalı, için dışın
yakarken çırasını meyhanenin…

Aşkmış, sevdaymış, dostmuş
Hikaye bunlar,geçeceksin…
Teselli verip kendine
vefayı semt diye bileceksin…
kimse değişmez ki! senin için
sende öyle bilesin…!
Sukut-u hayale uğrayıp
hakikati, göreceksin…

19.03.2011

Vefasızlığa Sitem+

Ümit bağlayıp sırtımı dayadıklarım fos çıktı
Bağrıma bastıklarım, çoğu kez vefasız çıktı
Dost gözükenlerin tavırları canımı çok sıktı
Ummanlar gibi olan ümitlerimi aniden yıktı
Gözlerimde cam, yüreğimde hayal kırıklığım
Cam kırığından daha çoktur hayal kırıklığım
İçimdeki burukluğumun ekseri dostların eseri
Yoktur gördüğüm vefasızlıkların haddi hesabı

Toprağa Da Vefalılar

hayat
güneşli bir kış günüdür hep
onlar için
toprak ellerinde yoğrulur
ölüm ellerinden akıp gider
görünmezdir elleri
ve de ne yazık o ellerin emekleri
çekilen zahmete
bir gülümseme
bir elinize sağlık deme
yeter de artar bile
sizler ayaklarınızla yürürsünüz
dünyayı
onlar elleriyle…
5 Ocak 2011 Ankara

Okusunlar Tarihimizi

Onlar Uludular tarih boyunca
Hilekarlar bu düzeni bozunca
Oyunlarında da hep oy olunca
Hilekarlar bu düzeni bozunca
Karıştırsın ortalığı bilerek
İleriye gidenleri döverek
Başkaldıranlara vurup, söverek
Hilekarlar bu düzeni bozunca

Düşündüğüm kalem ile yazdıkça
Riyakarın hilesini bozdukça
Uluyorlar karanlıkta azdıkça
Hilekarlar bu düzeni bozunca

Yusuf’um, bir günde, yola gelirler
Okusalar tarihimiz bilirler
Yalandan, yanlıştan dersin alırlar
Hilekarlar bu düzeni bozunca

Yusuf Ter 23.09.06

Şanlı Tarihimle Gurur Duyarım….

Şanlı tarihimle gurur duyarım,
Nerde haklı görsem ona uyarım,
Uyuduğum günleri ölüm sayarım,
Şanlı tarihimle gurur duyarım.
Ulubatlı burca diker sancağı,
Kimse sevdiremez bana alçağı,
Nazlı dalgalanır Türkün bayrağı,
Şanlı tarihimle gurur duyarım.

Nerde mazlum görsem dururum,
Asla olmaz benim kinim gururum,
Sanma kalleşim sırttan vururum,
Şanlı tarihimle gurur duyarım.

Aman dileyene kalkmaz ki elim,
Mayamız temizdir kâlbimiz selim,
Dünya için değil sevdam emelim,
Şanlı tarihimle gurur duyarım…

Yusuf Önder Bahçeci

Tarihin Önemini Bilirmisin

tarihin önemi yoktu aslında.geçmişti geçmişte kalan hatıralarım ve kırık dökük sedef kakmalı aynalarım.hayata dair irdeledim konuları aşka da yaz dediler yazasım yoktu aslında.bitkindim yorgundum ruhumu sevda çıkmazına vuran bir kadına satmış gibi serkeştim.seslenişlerimi kıyı balıkçıl kuşları akşam sefaları ve birde daimi müşterisi olduğum rakı kadehleriydi neden olan sabahları beraber kapattığım meyhanelerin kimliksel biyografisiydi.Aşka dair yaz dediler bir tarihten önce bu tarihti.yıkılmıştım dökük bir viranenin arkasından baskılarında sıkılmıs bir şehir gibi damıttım acılarımı sıkısmıs yerde kalan yıllarıma.Aska dair yazdım…kadın gittmişti aşk bitmişti.yaşamadairdir tiyatro sahneleri kadın ve adam vazgeçilmez karakterleri.sevişmek ne kadar basitti.yargılanacağım akşamdı günahlarımı şeytana satma vaktiydi.kutsanmış suda yıkanacaktım.oysa bütün dinlerin lugatından afaroz edilmiştim.dinsiz gibi yaşamaktısensiz.dini olmayan bir insan gibi felsefe aşklarıydı seni bana taşıyan taşaroncu sevdasıydı yanımda ki su.ne utopyalarımdan vazgeçebilirdim nede yardan.oysa bütün yarlar sere verilmedi mi? söyle şimdi kim kimi kandırabilir sevda çıkmazında.sen mi ben mi? endişeliyiz hayata.daha ne yazayım bilmem ki oysa iki yıl evvel bu tarihte ne diyordum şimdi ne diyorum.bir kadın buluyorum yada o beni buluyor ve tarihin anlamsal bütün yüklerini sedef kakmalı bir sandığa kapatıp ömür boyu açmamak üzere kilitliyor.
şimdi seni düşünüyorum hangi paragrafa yazmalıyım.

Tarihin Bilincinde Tomurcuklanıyor Kuruyan Ağaçlarımız

yarasalar zorladılar mağaraların duvarlarını
sıyrıldılar kınından, tepelerin ilahları oldular
okşadılar düşmanlık dağının şakaklarını
şarap sarhoşu sakallardan dökülüyordu kin
diziliyordu acımasızlık kehribar tespihine

merhametsiz bir imgeye takılıp kalıyordu parmaklar
kurumayan imzalarla, bir neslin adı kurbana çıkıyordu
kalplere saplanıyordu keskin tırnaklar
ölümler sonsuzlaşıyordu

kıyılarını infazların süslediği ağızlarında, kelle hesabına
isimler taşınırken çarmıhlara, taş çehreler heykelleşiyordu
her gün biraz daha taşlaştılar
taşlaştıkça kamburlaştılar
kendi evrimini yaşadılar her cinayetten sonra

yok edişi desen desen giydiler
kökten kazımak isteyen, ali kıran baş kesenler

kimdi, neydi, nereden geliyordu
emdiği sütün damarı kimdeydi
bileyledi kılıcını yezit, ok gürledi
inledi kerbela
gelmedi insafa kuru taş su vermedi

toprağından koparılmadan önceydi
kökü derindeydi
adı İmam, adı Cafer, adı Hüseyin’di
öldü insan
öldürdü insan
paslanmış tarihlere gömüldü insan

kazma kürek, tahta sopa, demir çubuk
kurşun yağdı oluk oluk
ve gaz -ve katran, ne cam kaldı ne çerçeve
ne de kapısı çarpıp duran
ırza geçti karın deşti, kundak söktü
yerler kızıl-kan
adı Maraş, adı Kahraman

fetva verdi- sırt sıvazladı
mehdilerin-imamların yazan kalemi
kin kustu salyalı dili
ne adınaydı, kim içindi
basıp geçti kömürleşen çığlıkların üstünden
elhamdülillah dedi

bin kat daha çoğaldı yedi başlı ejderhanın alevi
her cüsse bir silah, her düşünce bir mermi
canlar ölümün menzilindeydi

aldı kara-sını Ankara’nın
orası neresiydi, o hangi şehirdi
kara yeller esti sokaklarında
gözyaşı kana-kesti
kulağı sağırdı, gözü kördü
hiç kimse duymadı anaların iniltisini

taş yürekler neyi anlatır gözlerine bakınca
gül açar mı soluğunda
adı nedir
gazi midir, katil midir Madımağın

sustular bedenlerin yangınına, duman kokusuna
sustu yol yolak, yağmurlara uzak topraklar sustu

gözleri karanlığa açılan pencere
çılgın korosu ile girdiler silip süpürmenin yörüngesine
rengarenk nefretler uçuştu putlarında
uzadı bacakları suçun

karanlığın çatlayan kabuğunda inanç bahçıvanları
ölümlerden ölüm beğendiren, çağın kambur cellatları
budarken fidanları

varsın kazıya dursunlar
tarihin bilicinde tomurcuklanıyor kuruyan ağaçlarımız
bahçelerimiz ülke kadar büyük şimdi

Müsade Özdemir

VEFA

AHDE VEFA Etkileyici Şiir.(İNSANLIK ÖLDÜ… ile TurkishCambaz

esra

12 Mart 2012 - 14:13:53

süper şiirler

berke

19 Mart 2012 - 19:36:50

süper bir hikaye herkese tavsiye ederiiiiiiiiimmmmm

Dilan

28 Mart 2012 - 18:09:15

vEfA sIz DüNYa.VeFaSıZ aŞk.

sevim

01 Nisan 2012 - 11:34:54

vavvvvvvvvvvvvvvvvvvv yühaduuuuuuuuuuuuu